TELEFON BAĞIMLILIĞI

Yemek saatlerinde sık sık telefon kullanıyorsanız, telefonunuzda diğer kişilerle etkileşime girmekten daha fazla zaman harcıyorsanız, yapmanız gereken odaklanmanız gereken başka işleriniz varken telefonda takılıyorsanız, telefonunuz yanınızda olmadığında kendinizi rahatsız hissediyorsanız,  hatta bazı geceler uyanıp telefonunuzu kontrol ediyorsanız siz bir telefon bağımlısısınız.

Bir şeye bağımlı olmaya başladığınızda günlük aktivitelerinizi, işinizi ve ilişkilerinizi etkilemeye, hayatınızı kontrol etmeye başlar. Cep telefonunun aşırı kullanımı da bir bağımlılıktır. Ve bu bağımlılığa “nomofobi” denir. “Nomofobi” telefondan uzak kalamama hastalığı olarak biliniyor.

Psikoloji profesörü ve The Distracted Mind’in yazarı Larry Rosen, CNBC’ye “Birçok kişi, uyarıları veya bildirimleri olmasa bile, her 15 dakikada hatta daha kısa süreli aralıklarla telefonlarını kontrol ediyor” diyor. Size tanıdık geldi mi? Kullanımınızı azaltmak bağımlılıktan kurtulmak için “artık daha az instagrama gireceğim” ya da ” çalışırken whatsApp mesajlarına cevap vermeyeceğim” gibi cümlelerdense daha gerçekçi ve somut adımlar atmaya ihtiyacınız var. Size bu konuda yardımcı olabileceğini düşündüğüm 12 basit yönteme geçmeden önce dikkatinizi daha çok çekmek adına kısaca telefon bağımlılığının zararlarına değinmek istiyorum.

TELEFON BAĞIMLILIĞININ BAZI ZARARLARI
  • Yalnızlığı ve depresyonu artırma
  • Öfke ve sinirlilik
  • Kaygıyı besleme
  • Stresi artırma
  • Dikkat eksikliği bozukluğunu şiddetlendirme
  • Konsantre olmanızı zorlaştırarak derin ve yaratıcı düşünmenizi engelleme
  • Uyku bozukluğu

Baştan söylemeliyim ki kolay olmayacak ama buna değecek. Şimdi, size yardımcı olacak 12 yönteme gelelim.

1. Telefon kullanımınızı gözlemleyin

Araştırmalara göre, üniversite öğrencileri telefonlarında günde 8-10 saat geçiriyor. Siz günde kaç saat telefonunuzda vakit geçirdiğinizi biliyor musunuz? Günlük telefon kullanım sürenizi bilmek farkındalığınızı artırır. Probleminizin ne sevide olduğunun farkında olursanız bu çözüm bulmanızı kolaylaştıracaktır. Bu konuda size yardımcı olabileceğini düşündüğüm ve benim deneyimlediğim “Quality Time” ve “Social Fever” uygulamalarını tavsiye ederim. Bu uygulamalar sayesinde telefonunuzda hangi uygulamada ne kadar takıldığınızı, günde kaç kere hangi uygulamalara giriş yaptığınızı, gün sonunda toplamda telefonunuzda ne kadar vakit geçirdiğinizi öğrenebiliyorsunuz. (Quality Time çok önce kullanmıştım, bu aralar Social Fever i kullanıyorum ve Quality Time a göre daha çok sevdim diyebilirim. Özellikle herhangi bir uygulamada takılırken o sırada ekranda bir zamanlayıcının belirmesi ve siz takılırken o zamanın akması çok hoşuma gitti.)

2. Bildirimleri kapatın

Bildirim yok = telefonunuzu kontrol etmeniz için sebep yok.

Aslında teoride bu kadar basit.

Birçok kişinin Facebook, Twitter, Instagram, Spotify ve diğer uygulamalardan aldıkları sonsuz bildirimden dolayı dikkatini dağılıyor.

Telefonunuzu sık sık kontrol etmeniz bunu bir alışkanlık haline getirir. Bu nedenle bildirimleri kapatın; telefonunuzu kullanmaya daha az mecbur kalırsınız. Bildirimlerinizi kapatmadığınız tek uygulamalar kısa mesaj ve takvim uygulamaları olabilir. Bunun nedeni, bazen acil durumlar olabilmesidir. Geriye kalan her şey dikkat dağıtıcıdır ve göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Spesifik sınırlar koyun

Kendinize “telefonunuzu daha az kullanmanız” gerektiğini söylemek etkili değildir, çünkü bu ifade çok geneldir. Telefon kullanımınızı sınırlandırmak için bunun yerine daha somut ve spesifik sınırlar belirleyin.

İşte bazı olası sınırlar:

  • Yemek saatlerinde
  • Tuvalette
  • Sosyal etkinliklerde
  • Bireysel görüşmelerde
  • Yatak odasında telefon kullanmamak gibi…

Kolay bir tane ile başlayın ve her ay yeni bir tane ekleyin. Zamanla, telefon kullanım düzeninizde büyük bir fark göreceksiniz.

4. Yatağa girmeden önce telefonunuzdan kurtulun

Uyumadan önce ya telefonunuzu başka bir odaya koyun ya da telefonunuzu kapatın. Hatta her gün uyumadan bir saat önce telefonunuzla vedelaşacağınız bir kural da koyabilirsiniz.

Araştırmalar akıllı telefonunuzu yatakta kullanmanın iyi bir fikir olmadığını gösteriyor. Telefon bağımlılığınızdan kurtulmanın en etkili yollarından biri yatağınızı telefonsuz bir bölge haline getirmektir. Bunu sağlığınız için yapmalısınız. İlk birkaç gece zor olacaktır, ama zamanla size ne kadar iyi geldiğini görünce devam edeceksiniz. Ama ben telefonumu çalar saat olarak kullanıyorum bu madde bana uygun değil diyorsanız sizi 5. maddeye alalım.

5. Zamanı takip etmek ve alarm kurmak için eski yöntemleri kullanın

Saatin kaç olduğunu bilmek istediğimizde elimizin hemen telefonlarımıza gitmesi neredeyse bizim doğamız oldu. Ama sadece saate bakmakla kalmıyoruz, malesef orada duramıyoruz . Zamanı kontrol ettikten sonra, instagramdan WhatsApp mesajlarına oradan e-postalara kadar her şeyi kontrol ediyoruz.

Telefonlarımıza alarm kurup güne ilk olarak telefonumuzla başlamamız da hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuş durumda. Telefonlarımıza alarm kurmak yerine çalar saatler kullanabiliriz. Böylece 4. maddeyi uygulamamak için hiçbir bahanemiz olmayacak. Bu nedenle, kol saati takmak ve çalar saat almak sizi telefonunuzu kontrol etmenize gerek kalmadan güne devam etmenizi sağlayacak.

6. Telefonunuzdaki tüm sosyal medya uygulamalarını silin

Bu biraz sert gelmiş olabilir, ama öyle değil. Telefonunuzun internet tarayıcısından sosyal medya sitelerine hala erişebileceksiniz. Elbette uygulama deneyimi kadar iyi olmayacak ama zaman zaman sosyal medya özleminizi gidermenize yardımcı olacak. Bu, sosyal medya güncellemelerinizi gün içinde bilinçsizce sayısız kere kontrol etmenizi engelleyecek.

Tamamen kaldıramam bu bana zor gelir diyorsanız en azından zamanınızı çalan sosyal medya uygulamalarını ana ekranınızda bulundurmayın onun yerine size bir şeyler katacağını düşündüğünüz kullanmak istediğiniz uygulamaları (yeni bir dil öğrenmek gibi) göz önünde tutun. Ama sosyal medyasız da yaşayabileceğinizi unutmayın ve kendinize özellikle zamanınızı çok fazla çalan sosyal medya adreslerinizi silmek için bir şans verin.

7. Telefonsuz zaman geçirin

Telefon bağımlılığı ile mücadele konusunda birçok fikir vardır, ancak işinize bağlı olarak bunlar değişkenlik gösterir. Özellikle telefonla çalışmak zorunda olanlar için gün içerisinde telefondan uzak vakit geçirmek zordur.

Öğrenciyseniz ve hazırlanmanız gereken bir sınavınız varsa gün içerisinde sadece belirli saatlerde (sadece akşam 19.00-21.00 saatleri arası kullanım gibi )telefon kullanım planı hazırlayabilirsiniz. Tüm gün telefonundan ayrı kalamayacak durumda olanlar da gün içerisinde özellikle üretken olmaları gereken saatlerde (günde 2 saat) telefonundan uzak kalabilirler. Çünkü telefonunuz yanınızdayken odaklanmanız zorlaşır, bu da üretkenliğinizi düşürür. Bu nedenle, telefonsuz bir saat dilimi oluşturmak çok önemlidir.

Bazen çılgınca şeyler de yapabilirsiniz. Telefonunuzdan tamamen uzak bir hafta sonu geçirebilmek için hiçbir servis hizmetinin olmadığı bir yerde kamp yapmak, haftada bir gün telefonunuzu evde bırakmak veya haftada sadece bir gün telefonda vakit geçirmek gibi.

8. Sinir bozucu bir şifre kullanın

Çoğu kişi kısa bir şifre belirleyerek telefonlarının hızlı bir şekilde kilidini açarlar. Ancak telefon bağımlılığınızı azaltmak isteyen biriyseniz size tavsiyem uzun ve karmaşık bir şifre belirlemenizdir.

9. Alışkanlıklarınızı değiştirin

Telefonunuzu kullanmanızın her bir nedenini düşünün (sosyal medya, oyunlar, mesajlaşma, telefon görüşmeleri…). Bu alışkanlıklardan bazıları işiniz ve günlük yaşamınız için gerekli olabilir, ama bazıları sizi insanlarla olan etkileşimlerinizden ve sorumluluklarınızdan uzaklaştırıp hayatınızı ele geçiriyor. Size zarar veren alışkanlıkların her birini daha üretken, sosyal ve kaliteli deneyimlere dönüştürmeye çalışın.

Sıkılmış ve yalnızsanız, akıllı telefonunuzu kullanma dürtüsüne dayanmak çok zor olabilir. Meditasyon yapmak, kitap okumak ya da arkadaşlarınızla sohbet etmek gibi zamanı doldurmanın başka yollarını bulun. Ben mesela yatmadan önce telefon ile takılma alışkanlığımı yatmadan önce kitap okuma alışkanlığı ile değiştirdim. Kötü alışkanlıkları iyi alışkanlıklarla değiştirmek, hiçbir özlem duymadan mücadele etmek için zor bir alışkanlığı ortadan kaldırmaya çalışmaktan çok daha kolaydır.

10. Sorununuz hakkında çevrenizi bilgilendirin

Ailenize ve arkadaşlarınıza telefonunuzu çok fazla kullandığınızı düşündüğünüzü ve azaltmaya çalıştığınızı söyleyebilir onlardan sizi günün belirli saatlerinde aramalarını veya mesaj atmalarını isteyebilirsiniz. Aile üyeleriniz sizi daha iyi tanıdıkları için telefon kullanımınızı azaltma konusunda size önerilerde bulunup yardımcı bile olabilir.

11. Telefonunuzu başka birine verin

Bunu özellikle telefonunuzu okuldan sonra, akşam yemeğinden sonra ve hafta sonları da dahil olmak üzere kullanma zorunluluğunu hissettiğiniz zamanlarda yararlanabileceğiniz bir yöntem olarak kullanabilirsiniz.

12. Bir süre tuşlu telefon kullanın

Eğer ciddi seviyede bir telefon bağımlılığınız varsa ve yukarıda bahsettiklerimin hiçbiri işe yaramazsa birkaç hafta boyunca tuşlu telefon kullanabilirsiniz. Ne zaman akıllı telefon bağımlılığınızın üstesinden geldiğinizi hissettiğiniz o zaman tekrar akıllı telefona dönebilirsiniz. Kolay olmayacak, ama buna değecektir.

Bu yöntemi verimli geçirmek istediğiniz sınav haftalarınızda ya da yetiştirmeniz gereken önemli projelerde de uygulayabilirsiniz.

Siz de bu konudaki deneyimlerinizi aşağıda yorum olarak bize ilham olması açısından paylaşarak daha sağlıklı, daha mutlu, daha anlamlı yaşamlar yaşamamıza yardımcı olabilirsiniz.

Buraya kadar okumuş olduğunuz için teşekkür ederim. Bir diğer yazımda görüşmek üzere kendinize iyi bakın…

SINAVA SON ÜÇ AY KALA NE YAPMALI ?

“Çabaların meyvesi, ancak kişi vazgeçmediğinde ortaya çıkar.” Napoleon Hill

Evet son viraja geldiniz, şu an ne durumdasınız bilmiyorum ama size bir hatırlatma yapmak istiyorum. Bu son üç ayı iyi geçirseniz de geçirmeseniz de çok hızlı geçeceğini ve ne durumda, ne seviyede olursanız olun bu üç ayın sizin için bir dönüm noktası olacağını bilmenizi isterim. Bunu stres olmanız için söylemiyorum aksine bitiş çizgisine, hayallerinize çok az kaldı “hadi son bir gayret” demek istiyorum.

Burada size, tecrübelerimi ve yapmış olduğum araştırmalara dayanarak neler yapmanız, nelere dikkat etmeniz gerektiğini küçük konu başlıkları altında sıraladım. Umarım aradığınız motivasyonu bir nebze de olsa bu yazımda bulabilirsiniz. Hadi başlayalım…

Ben sınava dershane ile çalışmaya başlamıştım. Öncesinde bir temeliniz var mıydı diye soracak olursanız, bir önceki sene kolejde çalışırken günlük birkaç saat bulabilirsem evde kendim kitaplardan çalışmıştım.

Dediğim gibi atandığım sene, sınava çalışmaya dershane ile beraber başladım ve son üç aya kadar dershanede hiçbir dersi kaçırmadığımı (çok iyi bildiğim matematik, türkçe dersi konuları dahil) en başından beri yapılan her deneme sınavına ki dershane evime bir saat uzaklıktaydı yine de kalkıp dershanede denemelere girdiğimi, tekrarlarımı düzenli bir şekilde yaptığımı belirtmek istiyorum. Siz bu şekilde bir yıl geçirmemiş olabilirsiniz bu dediklerim sizi korkutmasın. Hala geç kalmış sayılmazsınız, gelin bu son üç ayı ciddiye alın ve tavsiyelerimi elinizden geldiğince yapmaya çalışın, nasıl bir sıçrama yapacağınızı ve ne kadar yol katedeceğinizi görün!

“Tembellerin çalışma günü yarındır.” Aziz Nesin

Bu arada sınava hazırlandığım süre boyunca hep motive bir şekilde çalışmadığımı çoğu zaman bunaldığımı, sıkıldığımı belirtmek isterim. Evet benim için de çok zor bir süreçti ama şunu belirtmeliyim ki hiçbir zaman çalışmayı bırakmayı düşünmedim. Bazen yeri geldi nefret ede ede de çalıştığım olmuştur ama dediğim gibi yine de o masanın başında buldum kendimi. Yani bana özellikle çalışmak istemiyorum diye mesaj atanlara şunu söylemeliyim ki çoğu insan her zaman motive bir şekilde o masanın başına oturmuyor ya da her zaman motive olmayı beklemiyor. Çalışması gerektiğinin, ne istediğinin, aynı süreci tekrar tekrar yaşamak istemediğinin bilincinde hepsi bu.

Dershanede hatırlıyorum bu zamanlarda bırakan da çok olmuştu, çevremde olumsuz söylemler, umutsuz konuşmalar özellikle bu dönemde çok oluyordu. Ama hatırlıyorum özellikle bir gün yine çevremde olumsuz konuşmalar oluyorken kendime dedim ki Yağmur bugüne kadar elinden geleni yaptın ama bugünden sonra elinden gelenin fazlasını yapıp daha da çok çalışacaksın ve gerçekten o günden sonra daha da bir sıkı çalışmıştım.

SON ÜÇ AY EŞİTTİR ATAK YAPMAYA VE EKSİKLERİNİ KAPATMAYA

Son zamanlarda çok bırakan olduğu için atak yapmak isteyenler için ben bu son üç ayı bir fırsat olarak görüyorum. Özellikle çok çalışma imkanı olmayıp son üç aya kadar düzenli çalışamayanlar bu son üç ayda ciddi bir şekilde çalışırlarsa kendileri bile sonuçlarına şaşırabilir. Yani bu zamana kadar iyi çalışmadım bundan sonra da önemli değil demeyin. Son aylar ciddi şekilde yol katedebilirsiniz.

BİR YIL EMEK VERMİŞ OLAN SEN, HADİ SON BİR GAYRET!

Son üç aya kadar düzenli çalışan biriyseniz son zamanlarda kendinizi genel olarak yorulmuş, bıkkın ve demotive hissedebilirsiniz. Bunları hissetmeniz çok normal sakın ha yavaşlamayın, koca yılın emeğini çöpe atmayın. Bu son aylar sizin artık denemelerde emeklerinizin karşılığını alma vakti.

BEDENİNİ DE YAVAŞTAN SINAVA HAZIRLAMA VAKTİ

Eğer düzenli bir uykuya sahip değilseniz, özellikle geceleri ders çalışıyorsanız artık uykunuzu düzene koyma vaktinin geldiğini düşünüyorum . Daha önce videolarımda da söylemiştim tabi ki bir yılın emeğini o sabah kahvaltı yapmamanız ya da o gece uyumamanız yok edemez ama kendinizi daha iyi hissetmeniz ve bedeninizi de o güne hazırlamanız için yavaştan düzenli bir uykuya geçme çalışmalarına başlamanızın iyi olacağını düşünüyorum.

BU AYLARDA OLMAZSA OLMAZ “DENEME”

Konuları bitirmiş de olabilirsiniz bitirmemiş de olabilirsiniz önemli değil. Artık düzenli bir şekilde deneme çözmeye başlamış olmalısınız. Dershaneye gidiyorsanız oradaki denemeleri kaçırmamanızı, dershaneye gitmiyorsanız evde denemelere başlamanızı üstüne başka dershanelerin denemelerine gitmenizi ve eğer alanınız varsa alan ile ilgili denemeler alıp evde ekstra deneme yapmanızı mutlaka tavsiye ediyorum. Özellikle son ay hala konularım bitmemesine rağmen günde iki alan denemesi bir gk-gy denemesi ve bir eğitim bilimleri denemesi yaptığımı belirtmek isterim.

DENEMELERİ KENDİNİ ÜZMEK İÇİN Mİ YAPIYORSUN YOKSA EKSİKLERİNİ KAPATMAK VE TEKRAR YAPMAK İÇİN Mİ?

Denemelerde netleriniz yerine eksiklerinize odaklanın. Benim deneme sonuçlarımı yazdığım bir defterim vardı, tabi ki her ders için netlerimin gidişatını takip ediyordum ama esas önem verdiğim nokta denemelerde eksiklerimi yakalamak ve tekrar etmek idi. Her deneme sınavından sonra çözüm kitapçığında her sorunun çözümüne bakıyordum, evet doğru yaptığım soruların bile çözümlerine bakıyordum. Özellikle sözel dersler için denemelerin güzel bir tekrar imkanı olduğunu düşünüyorum.

Ne kadar çok deneme yaparsanız o kadar sınav heyecanınıza da iyi geleceğini bilmenizi isterim. Ben sınav heyecanımı yenmemi, dershanemin yaptığı hiçbir deneme sınavı kaçırmamama ve son aylarda bol deneme yapmış olmama borçluyum.

SANANE BAŞKASINDAN, HALA ANLAMADIN MI BU YARIŞ SADECE KENDİNLE !

Bu dönemde başkalarının netleri, konuları bitirip bitirmediği, çözdüğü sorular en son takacağınız şey olmalı. Bana göre sınav döneminde yapılan en boş şey başkasının ne yaptığını kafaya takmak, bunu yapanlara çok kızıyorum. Ben hiç kimseye bu konuda bir soru sorduğumu da hatırlamıyorum sen kaç soru çözüyorsun gibi… Çünkü gerçekten herkesin çalışma şekli o kadar kendine özel ki biriyle kıyaslanması karşılaştırılması çok mantıksız geliyor. Sen bir konuyu bir kere çalışır üzerine 10 test çözerek iyi anlarsın başkası konuyu dört farklı kaynaktan çalışır üzerine bir test çözer ve o dersi halleder. Kendinizi kendinizle kıyaslayın, düne bir ay öncesine göre kendinizi gözlemleyin yeter. Boşverin başkasını…

HEY! BİR YIL BOYUNCA ÇALIŞMAMIŞ OLAN SEN, EVET SEN DE GEÇ KALMIŞ DEĞİLSİN!

Yeni çalışmaya başlamış biriyseniz size tavsiyem çok güzel bir plan yapmanız çünkü son üç ay tüm konuları içinize sindire sindire bitirmeniz pek mümkün değil ama güzel bir plan ile en azından soruların daha çok geldiği konulara öncelik verip onları halledebilirsiniz. Unutmayın ki hiçbir çalışma karşılıksız kalmaz.

SOSYAL MEDYADAN UZAK DUR!

Benim sınava hazırlandığım sene hiçbir sosyal medya adresim yoktu. Size de tavsiyem en azından bu son üç ay sosyal medya kullanımınızı azaltmanız hatta mümkünse hiç kullanmamanız. Emin olun uzak kalmakla bir şey kaçırmış olmayacaksınız.

BEN GÜZEL DÜŞÜNDÜM GÜZEL OLDU, SEN DE BİR DENE İSTERSEN

Son olarak size tavsiyem özellikle kafanızda kötü düşünceler belirdiği ya da sınav heyecanı sarmaya başladığı anda sağa sola sınavınızın çok güzel geçeceğine dair yazılar yazmanız ve buna gerçekten kendinizi inandırmanız.

Hepinize kolay gelsin. Bir diğer yazımda görüşmek üzere kendinize iyi bakın…

TUTKUNUZ İÇİN ZAMAN YARATMANIN 6 YOLU

TUTKUNUZ İÇİN ZAMAN YARATMANIN 6 YOLU



Siz de gerçekten bir şeyler yapmak isteyip zaman bulamayanlardan mısınız?

Hepimizin bazı sorumlulukları var; işimiz, ailemiz, çocuklarımız, arkadaşlarımız yapılacaklar listemiz…. Ve bunların arasında kendimize ayıracak vaktimiz yok değil mi?!

Hayatımız sadece görev ve sorumluluklarımızdan ibaret olursa o zaman neşemizi, mutluluğumuzu, hayal gücümüzü kaybederiz. Herkes kendine ayıracağı bir zaman dilimine ihtiyaç duyar. Özellikle hobileri ve tutkuları için…

Şu an için kendinize zaman ayırabilmeniz imkansız gibi gözükse de her zaman bir yolu vardır. Hatta ben size bu yazımda birden fazla yolundan bahsedeceğim.

Haydi artık “zamanım olursa şunları şunları yapacağım” deme çünkü o zaman hiç gelmez. Eğer gerçekten istiyorsan şimdi başla!

  1. ÖNEM SIRALAMASI YAPIN

Önceliklerinizin farkında mısınız? Eğer bir plan programa sahip olursanız bu kafanızı toparlamanıza yardımcı olup sizi rahatlatacak ve günlerinizi daha verimli geçirmenizi sağlayacaktır. Plan programa sahip olan kişiler kendine ne zaman zaman ayıracağını, onun için nelerin daha önemli olduğunu, nelere hayır demesi gerektiğini bilir. Hayatınızda nelerin daha önemli olduğunu belirleyin ve bunun dışındakiler için hayır demeyi öğrenin.

2. TUTKULARINIZI KEŞFEDİN

Tutkularınız neler? Sizi neler daha çok neşelendirir? Hangi yeteneklere ve hediyelere sahipsiniz? Nelere daha çok heveslisiniz? Siz sadece bir anne, bir çalışan, bir koca, bir bakıcı veya bir girişimciden daha fazlasısınız. Size değer katan ve sizi daha iyi bir insan yapan şeyler neler? Sessiz bir yerde bütün bu soruları düşünün gerekirse not alın. Kendinizi yargılamadan düşüncelerinizin yüzeye çıkmasına izin verin. Tutkunuzu keşfedin.

3. HAYIR DEMEYİ ÖĞRENİN

Hayır demek gerçekten sorun değil. Zamanınız değerlidir ve yaşamınıza değer katan şeyler yapmak için harcanmalıdır. İşiniz, aileniz ve arkadaşlarınız önemli evet ama tutkunuz onlardan daha az önemli değil.

4. ZAMANINIZI ÇALMALARINA İZİN VERMEYİN

Kendimize ayıracak vaktimiz olmadığından şikayet ettiğimizde, aslında zamanımızı başka faaliyetlerle harcıyor olabiliriz. Araştırmalar, bir kişinin sosyal uygulamalarda günlük ortalama 1-2 saat harcadığını gösteriyor. Aslında kendimize ayıracak günlük ortalama en az 1 saatimiz var ama acaba önceliklerimizi düzgün belirlemediğimiz için bu zamanı yanlış yerlerde mi harcıyoruz? Acaba tutkularımız için biz mi yer açmıyoruz?

5. HER GÜN 10 DAKİKA

Her gün kendinize ayırabileceğiniz 10 dakikanız vardır değil mi? En yoğun programa sahip olsanız bile günde 10 dakikanızı ayırarak, sizi mutlu eden bir şeye zaman ayırabilirsiniz. Bu bir şiir yazma, yürüyüşe çıkma, egzersiz yapma, kitap okuma veya sessiz bir odada meditasyon yapma olabilir. Kendinize zaman ayırmanın yollarını bulun ve bu zamanı günden güne artırın.

6. MÜKEMMELİYETÇİ OLMAYIN

Çoğumuz yapmak istediğimiz her ne ise mükemmel yapmak istediğimiz için çoğu zaman başlayamıyoruz bile. Sizi son adıma götürecek olan “kusursuzluk değil ilerlemedir” bunu unutmayın. Ayrıca ilerlemenizi değerlendirirken kendinize karşı nazik olun. Joyce Meyers’ın dediği gibi: “Olmak istediğim yerde olmayabilirim, ama olmam gereken yerdeyim, iyiyim ve yoldayım.”

Kendinize, tutkularınıza, hobilerinize vakit ayırmanız sizi daha üretken kılar, stresinizi en aza indirir, ilişkilerinizi güçlendirir. Hayatınız daha anlamlı bir hal almaya başlar. Bunu yapabilmek için mevcut hayatınızdan vazgeçmenize, işinizi bırakmanıza, ailenizi ve sorumluluklarınızı ihmal etmenize gerek yok sadece kendinize yeterince zaman ayıracak şekilde hayatınızı nasıl yapılandıracağınızı öğrenmeniz yeterli.

Bir diğer yazımda görüşmek üzere kendinize iyi bakın…

Sınava Hazırlandığım Sürede Yarıyıl Tatilini Nasıl Değerlendirdim?

Herkese merhaba, bu yazımda size 2015 Kpss P121 puan türünde 100 tam puan alıp Türkiye birincisi olarak yarıyıl tatilimi nasıl geçirdiğimden bahsedeceğim.

Yarıyıl tatili benim sınava hazırlandığım süre boyunca en verimli geçirdiğim zamandı. Bu dönemin çok önemli olduğunu ve çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çok fazla çalıştığım, eksiklerimi tamamladığım, evet sonunda yetiştim dediğim zamandı. Ben fen bilimleri alanından sınava hazırlandım ve o alandan hazırlananlar bilir gerçekten çalışmanız gereken konuların sonu yok bitmiyor. Düzenli derslere gitmeme (hiçbir dersi kaçırmadığımı belirtmek isterim), düzenli tekrar yapmama rağmen içime sinmeyen tekrar çalışmak istediğim ya da gerçekten gerisinde kaldığım dersler vardı. Ben hiçbir zaman dershaneden önde gitmiyordum gerçi istesem de gidemezdim o ayrı 🙂 genelde dershaneyle beraber gitmeye gerisinde kalmamaya gayret ediyordum.  

Şuan ki koşullarda dershaneye gitmek şart değil ama dershaneye gitmeyi tercih etmezseniz size çok fazla iş düşüyor. Dershanenin şöyle  bir güzelliği oluyor sizin keyfinize göre ilerlemiyor. Onların bir planı var ve siz buna uymak zorundasınız. Bu kadar basit. Siz, hasta mısınız, canınız mı sıkkın bu programı engellemiyor o gün o ders işleniyor. İşte bu sizi farkında olmasanız da disipline eden kısım. Evde çalışanlar olarak bütün kontrol sizde ve bu kontrolü iyi sağlamazsanız malesef bir şeyler eksik kalır ve bu çalışma motivasyoununuzu etkileyeceğinden istediğiniz sonucu elde edemeyebilirsiniz.

Evde çalışanlar için bir plan program hazırlamıştım bununla ilgili yazı da yazdım, videoda çektim. Bu planları evde dershane disiplini oluşturmanız için hala edinmediyseniz edinmenizi ve videoyu izlemenizi tavsiye ederim.

Neyse dediğim gibi size ne olursa olsun dershane durmadan ilerliyor ve sizde ona ayak uydurmaya çalışıyorsunuz. Yarıyıl tatili olunca en çok sevindiğim kısım çalışacak yeni konu eklenmeyecek olmasıydı. Eksiklerimi tamamlayabilmem için vaktim olacaktı.

Normalde zaten dershanenin olmadığı günler nerdeyse dönem başından beri düzenli bir şekilde günde  5-6 saat çalışıyordum. Yarıyıl tatilinde bunu 8-9 saate çıkardım. Ama önce yaklaşık bir- iki saat boyunca yarıyıl tatilinde neleri çalışmam gerekiyor onları planladım, kafamda bazı noktaları netleştirmeye çalıştım. Zaten düzenli çalıştığım için kafamda bir şeyler belliydi ama onu bir de görsele dökmek istiyordum. Ben hazırlanırken böyle bir çizelgem yoktu ama buna benzer  bir şeyler karalamıştım. Bunu sizin de kafanızda bir şeyleri netleştirmenize yardımcı olması için hazırladım. Buna en az bir-iki saatinizi vermenizi tavsiye ederim.

Çizelgede yazmış olduğum “Tekrarını yapmam gereken konular” ile başlayalım. Tekrarlar hiçbir zaman bitmez, iyi çalışan biriyseniz bunu anlamışsınızdır. Tekrarlarımı nasıl yaptığım ile alakalı videomu izlediyseniz onunla ilgili bir çizelgeniz takip ettiğiniz bir yolunuz vardır ama yarıyıl tatilinde o zamana kadar belki bir kez tekrar edebildiğiniz ve daha çok tekrar etmeniz gerektiğini düşündüğünüz konuları yazabilirsiniz, diyelim konu iyi çalışılmış belirlemiş olduğunuz soru bankalarından soruları çözülmüş bir iki defa tekrar edilmiş ama üzerinden çok zaman geçtiğini düşündüğünüz bir kaç tekrar daha yapmanız gerektiğini düşündüğünüz konuları yazabilirsiniz ya da mesela eğitim bilimlerinde artık bazı konuları çok iyi bildiğinizi onları çok iyi tekrar ettiğinizi ve sınavda onlarla ilgili sıkıntınızın olmadığının farkındasınız ama bazı konularda da birkaç defa daha tekrar yapmanız gerektiğini düşünüyorsunuz diyelim, işte o konuları alıp buraya yazabilirsiniz.

Şimdi gelelim “Programımın gerisinde kaldığım yetiştirmem gereken konular” kısmına. Burası şöyle ki “evet konuyu dinledim, hemen ardından tekrarını da yapmıştım ama konuyla alakalı hiç soru çözemedim” dediğiniz kısım. Diyelim her dersten belirlemiş olduğunuz çözmeniz gereken iki soru bankanız var ve siz her konu bittiğinde o kaynaklardan soru çözüyorsunuz ama bazen sorularını çözemediğiniz geride kalabilen dersler olabiliyor onları toparlamak için bu kısım. Yani bu tekrar değil de konuyu anlamıştım ama hiç soru çözememiştim dediğiniz dersler için.

Son olarak “İçime sinmeyen tekrar çalışmam gereken konular” kısmına gelecek olursak dershanede konu anlatılmıştı ve çok iyi anlamamıştınız ya da evde çalışan biri olarak dinlediğiniz bir hoca var ondan dinlediğiniz anlamadığınız doğal olarak testlerde denemelerde çok yanlışlarınızın çıktığı konuları kısma yazabilirsiniz. Bu kısma o konuları bir güzel yazıp başka kaynaklardan çalışabilirsiniz.

Bunları güne yaymak artık size kalmış ama bu konuda da size her gün yardımcı olabilecek benim hazırlamış olduğum ve videosu da olan günlük çalışma planını tavsiye ederim. Ben bu kafamı netleştiren plana bakıp her gün kalktığımda o gün çalışacağım dersleri sabahtan planlıyordum. Tabi ki ben hazırlanırken böyle çizelgelerim yoktu bunları sizler için hazırladığımı biliyorsunuz.

Son olarak toparlamam gerekirse yarıyıl tatili benim için dönüm noktasıydı diyebilirim. Çünkü çok iyi değerlendirmiştim ve bu sayede yeni döneme motive bir şekilde başlamıştım. Umarım siz de yarıyıl tatilinizi en iyi şekilde değerlendirirsiniz. Hepinize kolay gelsin. Sizi seviyorum…

Birkaç tavsiye!!!

Biliyorum bazılarınız çalışıyor bazılarınızın bebekleri var, yani zamanı kısıtlı olan çok fazla kişi var böyle çok fazla mesaj alıyorum. Arkadaşlar tabi ki şartlarınız evde her şeyi ailesi tarafından hazırlanan birine ve sadece sınava odaklanmış, herhangi bir işte çalışmayan birine göre daha kısıtlı ama bu aynı sınava gireceğiniz gerçeğini değiştirmiyor. Size tavsiyem sizin şartlarınızda olup atanan birileri olduğunu unutmamanız. Yani imkansız bir şey için uğraşmıyorsunuz. İnanın birileri bir yerlere gelip başarılı olabiliyorlarsa şartların uygun olmasını beklemeyip kendi için uygun şartlar yaratanlardır. Sizde kendi bulunduğunuz şartlarda en iyisini yapmaya çalışın. Günlük çalışabileceğiniz üç saat mi var en verimli şekilde geçirmeye çalışın. Daha fazlası için tabi ki çabalayın ama olmuyorsa da bunun sizin elinizdeki üç saati de almasına izin vermeyin.

Ben evliydim ama ailelerimiz uzakta olduğu için evim tam bir kütüphane ortamıydı. Ama eviniz çalışma konusunda müsait değilse bence mutlaka kütüphaneye çalışmaya gidin. Evde çalışamayan biriyseniz bu yarıyıl tatili bence heba etmeyin kalkın gidin kütüphanede çalışın.