TELEFON BAĞIMLILIĞI

Yemek saatlerinde sık sık telefon kullanıyorsanız, telefonunuzda diğer kişilerle etkileşime girmekten daha fazla zaman harcıyorsanız, yapmanız gereken odaklanmanız gereken başka işleriniz varken telefonda takılıyorsanız, telefonunuz yanınızda olmadığında kendinizi rahatsız hissediyorsanız,  hatta bazı geceler uyanıp telefonunuzu kontrol ediyorsanız siz bir telefon bağımlısısınız.

Bir şeye bağımlı olmaya başladığınızda günlük aktivitelerinizi, işinizi ve ilişkilerinizi etkilemeye, hayatınızı kontrol etmeye başlar. Cep telefonunun aşırı kullanımı da bir bağımlılıktır. Ve bu bağımlılığa “nomofobi” denir. “Nomofobi” telefondan uzak kalamama hastalığı olarak biliniyor.

Psikoloji profesörü ve The Distracted Mind’in yazarı Larry Rosen, CNBC’ye “Birçok kişi, uyarıları veya bildirimleri olmasa bile, her 15 dakikada hatta daha kısa süreli aralıklarla telefonlarını kontrol ediyor” diyor. Size tanıdık geldi mi? Kullanımınızı azaltmak bağımlılıktan kurtulmak için “artık daha az instagrama gireceğim” ya da ” çalışırken whatsApp mesajlarına cevap vermeyeceğim” gibi cümlelerdense daha gerçekçi ve somut adımlar atmaya ihtiyacınız var. Size bu konuda yardımcı olabileceğini düşündüğüm 12 basit yönteme geçmeden önce dikkatinizi daha çok çekmek adına kısaca telefon bağımlılığının zararlarına değinmek istiyorum.

TELEFON BAĞIMLILIĞININ BAZI ZARARLARI
  • Yalnızlığı ve depresyonu artırma
  • Öfke ve sinirlilik
  • Kaygıyı besleme
  • Stresi artırma
  • Dikkat eksikliği bozukluğunu şiddetlendirme
  • Konsantre olmanızı zorlaştırarak derin ve yaratıcı düşünmenizi engelleme
  • Uyku bozukluğu

Baştan söylemeliyim ki kolay olmayacak ama buna değecek. Şimdi, size yardımcı olacak 12 yönteme gelelim.

1. Telefon kullanımınızı gözlemleyin

Araştırmalara göre, üniversite öğrencileri telefonlarında günde 8-10 saat geçiriyor. Siz günde kaç saat telefonunuzda vakit geçirdiğinizi biliyor musunuz? Günlük telefon kullanım sürenizi bilmek farkındalığınızı artırır. Probleminizin ne sevide olduğunun farkında olursanız bu çözüm bulmanızı kolaylaştıracaktır. Bu konuda size yardımcı olabileceğini düşündüğüm ve benim deneyimlediğim “Quality Time” ve “Social Fever” uygulamalarını tavsiye ederim. Bu uygulamalar sayesinde telefonunuzda hangi uygulamada ne kadar takıldığınızı, günde kaç kere hangi uygulamalara giriş yaptığınızı, gün sonunda toplamda telefonunuzda ne kadar vakit geçirdiğinizi öğrenebiliyorsunuz. (Quality Time çok önce kullanmıştım, bu aralar Social Fever i kullanıyorum ve Quality Time a göre daha çok sevdim diyebilirim. Özellikle herhangi bir uygulamada takılırken o sırada ekranda bir zamanlayıcının belirmesi ve siz takılırken o zamanın akması çok hoşuma gitti.)

2. Bildirimleri kapatın

Bildirim yok = telefonunuzu kontrol etmeniz için sebep yok.

Aslında teoride bu kadar basit.

Birçok kişinin Facebook, Twitter, Instagram, Spotify ve diğer uygulamalardan aldıkları sonsuz bildirimden dolayı dikkatini dağılıyor.

Telefonunuzu sık sık kontrol etmeniz bunu bir alışkanlık haline getirir. Bu nedenle bildirimleri kapatın; telefonunuzu kullanmaya daha az mecbur kalırsınız. Bildirimlerinizi kapatmadığınız tek uygulamalar kısa mesaj ve takvim uygulamaları olabilir. Bunun nedeni, bazen acil durumlar olabilmesidir. Geriye kalan her şey dikkat dağıtıcıdır ve göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Spesifik sınırlar koyun

Kendinize “telefonunuzu daha az kullanmanız” gerektiğini söylemek etkili değildir, çünkü bu ifade çok geneldir. Telefon kullanımınızı sınırlandırmak için bunun yerine daha somut ve spesifik sınırlar belirleyin.

İşte bazı olası sınırlar:

  • Yemek saatlerinde
  • Tuvalette
  • Sosyal etkinliklerde
  • Bireysel görüşmelerde
  • Yatak odasında telefon kullanmamak gibi…

Kolay bir tane ile başlayın ve her ay yeni bir tane ekleyin. Zamanla, telefon kullanım düzeninizde büyük bir fark göreceksiniz.

4. Yatağa girmeden önce telefonunuzdan kurtulun

Uyumadan önce ya telefonunuzu başka bir odaya koyun ya da telefonunuzu kapatın. Hatta her gün uyumadan bir saat önce telefonunuzla vedelaşacağınız bir kural da koyabilirsiniz.

Araştırmalar akıllı telefonunuzu yatakta kullanmanın iyi bir fikir olmadığını gösteriyor. Telefon bağımlılığınızdan kurtulmanın en etkili yollarından biri yatağınızı telefonsuz bir bölge haline getirmektir. Bunu sağlığınız için yapmalısınız. İlk birkaç gece zor olacaktır, ama zamanla size ne kadar iyi geldiğini görünce devam edeceksiniz. Ama ben telefonumu çalar saat olarak kullanıyorum bu madde bana uygun değil diyorsanız sizi 5. maddeye alalım.

5. Zamanı takip etmek ve alarm kurmak için eski yöntemleri kullanın

Saatin kaç olduğunu bilmek istediğimizde elimizin hemen telefonlarımıza gitmesi neredeyse bizim doğamız oldu. Ama sadece saate bakmakla kalmıyoruz, malesef orada duramıyoruz . Zamanı kontrol ettikten sonra, instagramdan WhatsApp mesajlarına oradan e-postalara kadar her şeyi kontrol ediyoruz.

Telefonlarımıza alarm kurup güne ilk olarak telefonumuzla başlamamız da hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuş durumda. Telefonlarımıza alarm kurmak yerine çalar saatler kullanabiliriz. Böylece 4. maddeyi uygulamamak için hiçbir bahanemiz olmayacak. Bu nedenle, kol saati takmak ve çalar saat almak sizi telefonunuzu kontrol etmenize gerek kalmadan güne devam etmenizi sağlayacak.

6. Telefonunuzdaki tüm sosyal medya uygulamalarını silin

Bu biraz sert gelmiş olabilir, ama öyle değil. Telefonunuzun internet tarayıcısından sosyal medya sitelerine hala erişebileceksiniz. Elbette uygulama deneyimi kadar iyi olmayacak ama zaman zaman sosyal medya özleminizi gidermenize yardımcı olacak. Bu, sosyal medya güncellemelerinizi gün içinde bilinçsizce sayısız kere kontrol etmenizi engelleyecek.

Tamamen kaldıramam bu bana zor gelir diyorsanız en azından zamanınızı çalan sosyal medya uygulamalarını ana ekranınızda bulundurmayın onun yerine size bir şeyler katacağını düşündüğünüz kullanmak istediğiniz uygulamaları (yeni bir dil öğrenmek gibi) göz önünde tutun. Ama sosyal medyasız da yaşayabileceğinizi unutmayın ve kendinize özellikle zamanınızı çok fazla çalan sosyal medya adreslerinizi silmek için bir şans verin.

7. Telefonsuz zaman geçirin

Telefon bağımlılığı ile mücadele konusunda birçok fikir vardır, ancak işinize bağlı olarak bunlar değişkenlik gösterir. Özellikle telefonla çalışmak zorunda olanlar için gün içerisinde telefondan uzak vakit geçirmek zordur.

Öğrenciyseniz ve hazırlanmanız gereken bir sınavınız varsa gün içerisinde sadece belirli saatlerde (sadece akşam 19.00-21.00 saatleri arası kullanım gibi )telefon kullanım planı hazırlayabilirsiniz. Tüm gün telefonundan ayrı kalamayacak durumda olanlar da gün içerisinde özellikle üretken olmaları gereken saatlerde (günde 2 saat) telefonundan uzak kalabilirler. Çünkü telefonunuz yanınızdayken odaklanmanız zorlaşır, bu da üretkenliğinizi düşürür. Bu nedenle, telefonsuz bir saat dilimi oluşturmak çok önemlidir.

Bazen çılgınca şeyler de yapabilirsiniz. Telefonunuzdan tamamen uzak bir hafta sonu geçirebilmek için hiçbir servis hizmetinin olmadığı bir yerde kamp yapmak, haftada bir gün telefonunuzu evde bırakmak veya haftada sadece bir gün telefonda vakit geçirmek gibi.

8. Sinir bozucu bir şifre kullanın

Çoğu kişi kısa bir şifre belirleyerek telefonlarının hızlı bir şekilde kilidini açarlar. Ancak telefon bağımlılığınızı azaltmak isteyen biriyseniz size tavsiyem uzun ve karmaşık bir şifre belirlemenizdir.

9. Alışkanlıklarınızı değiştirin

Telefonunuzu kullanmanızın her bir nedenini düşünün (sosyal medya, oyunlar, mesajlaşma, telefon görüşmeleri…). Bu alışkanlıklardan bazıları işiniz ve günlük yaşamınız için gerekli olabilir, ama bazıları sizi insanlarla olan etkileşimlerinizden ve sorumluluklarınızdan uzaklaştırıp hayatınızı ele geçiriyor. Size zarar veren alışkanlıkların her birini daha üretken, sosyal ve kaliteli deneyimlere dönüştürmeye çalışın.

Sıkılmış ve yalnızsanız, akıllı telefonunuzu kullanma dürtüsüne dayanmak çok zor olabilir. Meditasyon yapmak, kitap okumak ya da arkadaşlarınızla sohbet etmek gibi zamanı doldurmanın başka yollarını bulun. Ben mesela yatmadan önce telefon ile takılma alışkanlığımı yatmadan önce kitap okuma alışkanlığı ile değiştirdim. Kötü alışkanlıkları iyi alışkanlıklarla değiştirmek, hiçbir özlem duymadan mücadele etmek için zor bir alışkanlığı ortadan kaldırmaya çalışmaktan çok daha kolaydır.

10. Sorununuz hakkında çevrenizi bilgilendirin

Ailenize ve arkadaşlarınıza telefonunuzu çok fazla kullandığınızı düşündüğünüzü ve azaltmaya çalıştığınızı söyleyebilir onlardan sizi günün belirli saatlerinde aramalarını veya mesaj atmalarını isteyebilirsiniz. Aile üyeleriniz sizi daha iyi tanıdıkları için telefon kullanımınızı azaltma konusunda size önerilerde bulunup yardımcı bile olabilir.

11. Telefonunuzu başka birine verin

Bunu özellikle telefonunuzu okuldan sonra, akşam yemeğinden sonra ve hafta sonları da dahil olmak üzere kullanma zorunluluğunu hissettiğiniz zamanlarda yararlanabileceğiniz bir yöntem olarak kullanabilirsiniz.

12. Bir süre tuşlu telefon kullanın

Eğer ciddi seviyede bir telefon bağımlılığınız varsa ve yukarıda bahsettiklerimin hiçbiri işe yaramazsa birkaç hafta boyunca tuşlu telefon kullanabilirsiniz. Ne zaman akıllı telefon bağımlılığınızın üstesinden geldiğinizi hissettiğiniz o zaman tekrar akıllı telefona dönebilirsiniz. Kolay olmayacak, ama buna değecektir.

Bu yöntemi verimli geçirmek istediğiniz sınav haftalarınızda ya da yetiştirmeniz gereken önemli projelerde de uygulayabilirsiniz.

Siz de bu konudaki deneyimlerinizi aşağıda yorum olarak bize ilham olması açısından paylaşarak daha sağlıklı, daha mutlu, daha anlamlı yaşamlar yaşamamıza yardımcı olabilirsiniz.

Buraya kadar okumuş olduğunuz için teşekkür ederim. Bir diğer yazımda görüşmek üzere kendinize iyi bakın…

ERTELEMEKTEN KURTULMANIN YOLLARI

Hiçbirimiz ertelemek istemiyoruz ama bir şekilde kendimizi o döngünün içinde buluyoruz. Ertelemek bu kadar kolayken nasıl bundan kurtulmak bu kadar zor!

Bazılarımız işlerimizi son güne bırakma heyecanını seviyoruz, bazılarımız da başarısız olmaktan korktuğumuz için erteliyoruz. Hepimiz biliyoruz ki eğer erteliyorsak bunun bir bedeli olacaktır. Amerikan Psikologlar Derneği dergisinde Dianne Tice ve Roy Baumeister tarafından yayınlanan bir çalışmaya göre ertelemek; depresyon, özgüven eksikliği, kaygı ve stres gibi rahatsızlıklara neden oluyor. Ertelediğiniz an iyi hissedebilirsiniz ama uzun vadede bu sizin için iyi olmayacaktır. O yüzden ertelerken bir kez daha düşünün! Ve bunu masum bir davranış olarak görmeyin. Erteleme aynı zamanda otokontrolünüzün zayıf olduğunun göstergesidir.

Peki, ertelemek istemiyorsak neler yapabiliriz? İşte size ertelemekten kurtulmanız için yardımcı olacak 20 yol.

1) Ertelediğinizi Kabul Edin

Bazen gerçekten yapmanız gereken bir işi iyi bir sebebiniz olduğunda ertelemek zorunda kalabilirsiniz. Bu durumda zaten bir erteleyici olmazsınız. Ancak yapmanız gerekeni yapmaktan kaçınırsanız işte o zaman bir erteleyici olursunuz. Gününüzü öncelikleriniz olmayan şeylerle dolduruyorsanız (mesela ders çalışmanız gerekirken odanızı toparlıyorsanız) yapılacaklar listenizdeki önemli maddeleri uzun süre erteleyip yapmıyorsanız, vaktinizi, listenizdeki önemli maddelerinizle uğraşmak yerine, diğer kişilerin yapmanızı istediği önemsiz işlerle dolduruyorsanız, hep uygun ruh halini, doğru zamanı bekliyorsanız, bilmenizi isterim ki siz bir erteleyicisiniz.

2) Neden Ertelediğinizi Öğrenin

Bununla başa çıkabilmeniz için önce neden ertelediğinizi bilmeniz gerekiyor. Kötü planlama yapmanız, başarısız olacağınızı düşünüp yapmanız gereken önceliğiniz olan işi bırakıp kendinizi yaparken daha yeterli hissettiğiniz bir işe geçmeniz, mükemmelliyetçi olmanız, yapacağınız iş için gerekli becerilere sahip olmadığınızı hissetmeniz bunlar erteleme nedenlerinden bazılarıdır. İçlerinden hangisi sizin erteleme nedeniniz?

Ertelemenin bir diğer önemli nedeni de karar verememedir. Ne yapılması gerektiğine karar verememek başlamanızı engeller. Önceliklerine göre hazırlanmış bir yapılacaklar listesine ve etkili bir plana sahip olan kişiler bunun üstesinden kolayca gelebiliyorlar.

3) Sadece Başlayın

Başlamak en zor kısımdır. Bırakın bahaneleri, bırakın daha başlamadan kendinizi yargılamayı, sadece başlayın! Eğer başlarsanız uzun süredir sizi rahatsız eden sırtınızda kambur olmuş yükten kurtulmuş olmanın yanı sıra bir momentum kazanarak beyniniz devam etmeniz için sizi zorlayacaktır ve ilerlemenizi sağlayacaktır.

4) Kendinize iyi davranın

Ertelemekten kurtulmak için kendinize karşı katı olmanız gerektiğini düşünebilirsiniz, ancak bilim böyle söylemiyor. Öncelikle geçmişte ertelemiş olduğunuz için kendinizi affedin. Araştırmalar, kendinizi affetmenin daha iyi hissetmenize ve gelecekte erteleme olasılığını azaltmanıza yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Yapılan bir araştırmaya göre ilk sınav için çalışmayı erteledikten sonra kendilerini affeden katılımcıların, bir sonraki sınavlar için çalışmayı erteleme ihtimalinin daha düşük olduğunu saptamıştır.

Kendinizi affetmeniz olumsuz duyguları aşmanıza yardımcı olacak böylece gelecekteki görevlere daha kolay yaklaşacaksınız.

5) Parçalara ayırın

Genelde bitirmemiz gereken büyük işler gözümüzde büyür ve onları erteleriz. Büyük işleri küçük parçalara ayırmamız korkumuzu azaltarak o işe başlamamıza yardımcı olacaktır.

6) İyi bir neden bulun

Birkaç dakika ayırın ve bitirmeniz gereken iş için kendinize güzel bir neden bulun. Derinlemesine düşünüp gerçekten iyi bir neden bulursanız bu yaptığınız işi kolaylaştıracaktır hatta yaparken zevk bile alabilirsiniz.

7) Dikkatli olun

Mükemmeliyetçilik ve başarısızlık korkusu bazı ertelemelerin kökenidir. Kendinizi şöyle söyleyerek yakaladığınızda aman dikkat! “Bu bir felaket olacak”, ya da “bunun kesinlikle mükemmel olmasını istiyorum!”

8)Hatırlatıcılar

Bir şey üzerinde çalışmanız gerektiğinde veya en azından zamanınızı boşa harcamamanız gerektiğini düşündüğünüzde kendinize günlük (veya saatlik) bir hatırlatma sistemi kurun.

9)Bir motivasyon dostunuz olsun

Hedeflerinizi gerçeğe dönüştürmeye gelince yanınızda düştüğünüz her an sizi ayağa kaldıracak birinin olması kadar güzel bir şey yoktur.
Birinden sizi kontrol etmesini isteyebilirsiniz. Erteleme sürecine girmeye başladığınızda sizi tekrar toparlayabilir.

10) Kendinizi sorumlu tutun

İnsanlara bir şey yapacağımızı söylemek, gerçekten harekete geçmenin cazibesini güçlü bir şekilde artırabilir, çünkü beynimizin ödül sistemi sosyal duruşumuza çok duyarlı. Araştırmalar, başkaları tarafından saygı duyulup duyulmadığımızın, yabancılar tarafından bile bizim için çok önemli olduğunu gösteriyor. Çoğumuz diğer insanlara aptalca veya tembel görünmek istemiyoruz. Bu yüzden yapacaklarımızı cesaretle herkese açık olarak duyurmamız bizi daha sorumlu hale getirip sözümüzü tutmamıza yardımcı oluyor. Bunu çoğu zaman ben de yapıyorum. Özellikle erteleyeceğimi bildiğim işlerimde instagram adresimden “bunu şu güne yetiştirmeye çalışacağım” şeklinde hikaye paylaşıp sorumluluğumu artırıyorum ve gerçekten işe yarıyor.

11) Erken kalkın

Erken kalkmanın en güzel yanı ortama sessizliğin ve sakinliğin hakim olmasıdır. Bu sizin normalde günün telaşı içerisinde çok daha fazla zamanınızı alabilecek işlerinizi daha konsantre ve daha hızlı bir şekilde yapmanıza yardımcı olacaktır.

12) Erken yatın

Eğer erken uyumazsanız erken kalkamaz ve çalışamazsınız. Kendimizi yeniden şarj etmemiz çok önemli çünkü yorgunluk ertelemeyi en çok besleyen faktörlerden biridir!

13) Her gün 15 dakika

Bazen hayatımız o kadar karmaşık geliyor ki onu toparlamak yerine erteliyoruz. Aslında her gün sadece 15 dakika bazı işlerimizi toparlamak (email temizliği, ev temizliği…) için harcarsak yapılacak işlerimizin yükünün o kadar büyük olmadığını görürüz.

14) Olumsuz tarafıyla yüzleşin

Yeni bir şey yapmanın artılarını ve eksilerini tartıştığımız halde, bu şeyi yapmamanın artılarını ve eksilerini çok daha az düşünürüz. Şu an önceliğiniz ve yapmanız gereken ne ise onu sürekli ertelediğinizi ve sonunda sizi nelerin beklediğini derinlemesine düşünüp bir kağıda not alın. Bu biraz acı verici olabilir ama sizi harekete geçireceğinden eminim.

15) Kendinize ödül verin

Zamanında tamamladığınız her bir görev için kendinizi ödüllendirin (kahve-pasta, sosyal medyada takılma…). Ve işlerinizi zamanında bitirmenin ne kadar iyi olduğunu anladığınızdan emin olun!

16) İç konuşmanızı gözden geçirin

“Yapmalıyım” , “yapmak zorundayım”, “yapmam gerekir” sözlerini kullanmanız, her ne yapıyorsanız başka bir seçeneğiniz olmadığı anlamı taşır ve bu da sizin kendinizi güçsüz hissetmenize neden olur. Bunun yerine “yapmayı seçiyorum” sözlerini kullanırsanız yapmanız gereken üzerinde daha çok sizin kontrol sahibi olduğunuzu gösterir ve bu da size iyi gelir.

17) Dikkat dağıtıcıları en aza indirin

Çalışırken telefonu kullanmasanız bile telefonunuzun görüş alanınınızda olmasının performansınızı kötü etkilediğini biliyor musunuz? Telefonunuzu sessize alarak başka bir odada bırakın. Televizyonun ve bilgisayarın yanında çalışmaktan kaçının.
Telefonunuzun yanında olması gereken durumlarda internetinizi kapatın ve bildirimleri sessize alın. Ertelemek istemiyor ve elinizdekine odaklanmak istiyorsanız bunları yapmalısınız.

18) Önce zor ve önemli görevleri yapın

Hepimiz biliyoruz ki görev ne kadar zorsa, tamamlamak için o kadar fazla enerji ve konsantrasyona ihtiyaç duyarız. Bu nedenle, ilk önce en zor ve en önemli işleri yapmak mantıklıdır, çünkü yorgun olduğumuzda başlamaya çalışmak zordur, bu da çoğu zaman o görevi başka bir güne ertelememize neden olur.

Bu maddeyi sınava hazırladığım süre boyunca bire bir uyguladım ve çok yararını gördüm. Çalışırken en az zevk aldığım, en zor gelen dersleri günlük programımım ilk saatlerine yerleştiriyordum. Zevkli bulduğum derslere konsantre olmam için günün geri kalan saatleri beni bekliyor oluyordu.

19) Asla mükemmel olmayacağının farkına varın

Mükemmel olmadığı sürece bir şey üzerinde çalışmıyorsanız, bu dünya size göre değil. Mükemmeliyetçilik gizlice sizi mahveder. Hiçbir şey mükemmel değildir. Kusurları kabul edin, çabanıza değer verin ve bir sonraki işinize devam edin.

20) Mola verin

Kendinizi bunalmış hissettiğinizde mola verin ama bu mola zamanlanmış ve bu zamana uyulmuş bir mola olsun. On dakikalık molayı yarım saat yapmayın! Kendinizi toparlamak için mola verin ve elinizden geldiğince bu sürede telefonunuzdan uzak durun. Yenilenmiş bir zihin üretken bir zihindir.

Erteleme sürecinin üstesinden gelmenin ilk adımı, yaptığınızı kabul etmektir. Ardından, davranışınızın arkasındaki nedenleri belirleyin ve yönetmek ve üstesinden gelmek için uygun stratejileri kullanın.

Ertelemenin üstesinden gelmek ve daha etkili olmak için kendi tecrübeleriniz ve tavsiyeleriniz varsa bunu benimle yorum olarak paylaşırsanız çok sevinirim.

Bir diğer yazımda görüşmek üzere kendinize iyi bakın…

SINAVA SON ÜÇ AY KALA NE YAPMALI ?

“Çabaların meyvesi, ancak kişi vazgeçmediğinde ortaya çıkar.” Napoleon Hill

Evet son viraja geldiniz, şu an ne durumdasınız bilmiyorum ama size bir hatırlatma yapmak istiyorum. Bu son üç ayı iyi geçirseniz de geçirmeseniz de çok hızlı geçeceğini ve ne durumda, ne seviyede olursanız olun bu üç ayın sizin için bir dönüm noktası olacağını bilmenizi isterim. Bunu stres olmanız için söylemiyorum aksine bitiş çizgisine, hayallerinize çok az kaldı “hadi son bir gayret” demek istiyorum.

Burada size, tecrübelerimi ve yapmış olduğum araştırmalara dayanarak neler yapmanız, nelere dikkat etmeniz gerektiğini küçük konu başlıkları altında sıraladım. Umarım aradığınız motivasyonu bir nebze de olsa bu yazımda bulabilirsiniz. Hadi başlayalım…

Ben sınava dershane ile çalışmaya başlamıştım. Öncesinde bir temeliniz var mıydı diye soracak olursanız, bir önceki sene kolejde çalışırken günlük birkaç saat bulabilirsem evde kendim kitaplardan çalışmıştım.

Dediğim gibi atandığım sene, sınava çalışmaya dershane ile beraber başladım ve son üç aya kadar dershanede hiçbir dersi kaçırmadığımı (çok iyi bildiğim matematik, türkçe dersi konuları dahil) en başından beri yapılan her deneme sınavına ki dershane evime bir saat uzaklıktaydı yine de kalkıp dershanede denemelere girdiğimi, tekrarlarımı düzenli bir şekilde yaptığımı belirtmek istiyorum. Siz bu şekilde bir yıl geçirmemiş olabilirsiniz bu dediklerim sizi korkutmasın. Hala geç kalmış sayılmazsınız, gelin bu son üç ayı ciddiye alın ve tavsiyelerimi elinizden geldiğince yapmaya çalışın, nasıl bir sıçrama yapacağınızı ve ne kadar yol katedeceğinizi görün!

“Tembellerin çalışma günü yarındır.” Aziz Nesin

Bu arada sınava hazırlandığım süre boyunca hep motive bir şekilde çalışmadığımı çoğu zaman bunaldığımı, sıkıldığımı belirtmek isterim. Evet benim için de çok zor bir süreçti ama şunu belirtmeliyim ki hiçbir zaman çalışmayı bırakmayı düşünmedim. Bazen yeri geldi nefret ede ede de çalıştığım olmuştur ama dediğim gibi yine de o masanın başında buldum kendimi. Yani bana özellikle çalışmak istemiyorum diye mesaj atanlara şunu söylemeliyim ki çoğu insan her zaman motive bir şekilde o masanın başına oturmuyor ya da her zaman motive olmayı beklemiyor. Çalışması gerektiğinin, ne istediğinin, aynı süreci tekrar tekrar yaşamak istemediğinin bilincinde hepsi bu.

Dershanede hatırlıyorum bu zamanlarda bırakan da çok olmuştu, çevremde olumsuz söylemler, umutsuz konuşmalar özellikle bu dönemde çok oluyordu. Ama hatırlıyorum özellikle bir gün yine çevremde olumsuz konuşmalar oluyorken kendime dedim ki Yağmur bugüne kadar elinden geleni yaptın ama bugünden sonra elinden gelenin fazlasını yapıp daha da çok çalışacaksın ve gerçekten o günden sonra daha da bir sıkı çalışmıştım.

SON ÜÇ AY EŞİTTİR ATAK YAPMAYA VE EKSİKLERİNİ KAPATMAYA

Son zamanlarda çok bırakan olduğu için atak yapmak isteyenler için ben bu son üç ayı bir fırsat olarak görüyorum. Özellikle çok çalışma imkanı olmayıp son üç aya kadar düzenli çalışamayanlar bu son üç ayda ciddi bir şekilde çalışırlarsa kendileri bile sonuçlarına şaşırabilir. Yani bu zamana kadar iyi çalışmadım bundan sonra da önemli değil demeyin. Son aylar ciddi şekilde yol katedebilirsiniz.

BİR YIL EMEK VERMİŞ OLAN SEN, HADİ SON BİR GAYRET!

Son üç aya kadar düzenli çalışan biriyseniz son zamanlarda kendinizi genel olarak yorulmuş, bıkkın ve demotive hissedebilirsiniz. Bunları hissetmeniz çok normal sakın ha yavaşlamayın, koca yılın emeğini çöpe atmayın. Bu son aylar sizin artık denemelerde emeklerinizin karşılığını alma vakti.

BEDENİNİ DE YAVAŞTAN SINAVA HAZIRLAMA VAKTİ

Eğer düzenli bir uykuya sahip değilseniz, özellikle geceleri ders çalışıyorsanız artık uykunuzu düzene koyma vaktinin geldiğini düşünüyorum . Daha önce videolarımda da söylemiştim tabi ki bir yılın emeğini o sabah kahvaltı yapmamanız ya da o gece uyumamanız yok edemez ama kendinizi daha iyi hissetmeniz ve bedeninizi de o güne hazırlamanız için yavaştan düzenli bir uykuya geçme çalışmalarına başlamanızın iyi olacağını düşünüyorum.

BU AYLARDA OLMAZSA OLMAZ “DENEME”

Konuları bitirmiş de olabilirsiniz bitirmemiş de olabilirsiniz önemli değil. Artık düzenli bir şekilde deneme çözmeye başlamış olmalısınız. Dershaneye gidiyorsanız oradaki denemeleri kaçırmamanızı, dershaneye gitmiyorsanız evde denemelere başlamanızı üstüne başka dershanelerin denemelerine gitmenizi ve eğer alanınız varsa alan ile ilgili denemeler alıp evde ekstra deneme yapmanızı mutlaka tavsiye ediyorum. Özellikle son ay hala konularım bitmemesine rağmen günde iki alan denemesi bir gk-gy denemesi ve bir eğitim bilimleri denemesi yaptığımı belirtmek isterim.

DENEMELERİ KENDİNİ ÜZMEK İÇİN Mİ YAPIYORSUN YOKSA EKSİKLERİNİ KAPATMAK VE TEKRAR YAPMAK İÇİN Mİ?

Denemelerde netleriniz yerine eksiklerinize odaklanın. Benim deneme sonuçlarımı yazdığım bir defterim vardı, tabi ki her ders için netlerimin gidişatını takip ediyordum ama esas önem verdiğim nokta denemelerde eksiklerimi yakalamak ve tekrar etmek idi. Her deneme sınavından sonra çözüm kitapçığında her sorunun çözümüne bakıyordum, evet doğru yaptığım soruların bile çözümlerine bakıyordum. Özellikle sözel dersler için denemelerin güzel bir tekrar imkanı olduğunu düşünüyorum.

Ne kadar çok deneme yaparsanız o kadar sınav heyecanınıza da iyi geleceğini bilmenizi isterim. Ben sınav heyecanımı yenmemi, dershanemin yaptığı hiçbir deneme sınavı kaçırmamama ve son aylarda bol deneme yapmış olmama borçluyum.

SANANE BAŞKASINDAN, HALA ANLAMADIN MI BU YARIŞ SADECE KENDİNLE !

Bu dönemde başkalarının netleri, konuları bitirip bitirmediği, çözdüğü sorular en son takacağınız şey olmalı. Bana göre sınav döneminde yapılan en boş şey başkasının ne yaptığını kafaya takmak, bunu yapanlara çok kızıyorum. Ben hiç kimseye bu konuda bir soru sorduğumu da hatırlamıyorum sen kaç soru çözüyorsun gibi… Çünkü gerçekten herkesin çalışma şekli o kadar kendine özel ki biriyle kıyaslanması karşılaştırılması çok mantıksız geliyor. Sen bir konuyu bir kere çalışır üzerine 10 test çözerek iyi anlarsın başkası konuyu dört farklı kaynaktan çalışır üzerine bir test çözer ve o dersi halleder. Kendinizi kendinizle kıyaslayın, düne bir ay öncesine göre kendinizi gözlemleyin yeter. Boşverin başkasını…

HEY! BİR YIL BOYUNCA ÇALIŞMAMIŞ OLAN SEN, EVET SEN DE GEÇ KALMIŞ DEĞİLSİN!

Yeni çalışmaya başlamış biriyseniz size tavsiyem çok güzel bir plan yapmanız çünkü son üç ay tüm konuları içinize sindire sindire bitirmeniz pek mümkün değil ama güzel bir plan ile en azından soruların daha çok geldiği konulara öncelik verip onları halledebilirsiniz. Unutmayın ki hiçbir çalışma karşılıksız kalmaz.

SOSYAL MEDYADAN UZAK DUR!

Benim sınava hazırlandığım sene hiçbir sosyal medya adresim yoktu. Size de tavsiyem en azından bu son üç ay sosyal medya kullanımınızı azaltmanız hatta mümkünse hiç kullanmamanız. Emin olun uzak kalmakla bir şey kaçırmış olmayacaksınız.

BEN GÜZEL DÜŞÜNDÜM GÜZEL OLDU, SEN DE BİR DENE İSTERSEN

Son olarak size tavsiyem özellikle kafanızda kötü düşünceler belirdiği ya da sınav heyecanı sarmaya başladığı anda sağa sola sınavınızın çok güzel geçeceğine dair yazılar yazmanız ve buna gerçekten kendinizi inandırmanız.

Hepinize kolay gelsin. Bir diğer yazımda görüşmek üzere kendinize iyi bakın…

Sınava Hazırlandığım Sürede Yarıyıl Tatilini Nasıl Değerlendirdim?

Herkese merhaba, bu yazımda size 2015 Kpss P121 puan türünde 100 tam puan alıp Türkiye birincisi olarak yarıyıl tatilimi nasıl geçirdiğimden bahsedeceğim.

Yarıyıl tatili benim sınava hazırlandığım süre boyunca en verimli geçirdiğim zamandı. Bu dönemin çok önemli olduğunu ve çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çok fazla çalıştığım, eksiklerimi tamamladığım, evet sonunda yetiştim dediğim zamandı. Ben fen bilimleri alanından sınava hazırlandım ve o alandan hazırlananlar bilir gerçekten çalışmanız gereken konuların sonu yok bitmiyor. Düzenli derslere gitmeme (hiçbir dersi kaçırmadığımı belirtmek isterim), düzenli tekrar yapmama rağmen içime sinmeyen tekrar çalışmak istediğim ya da gerçekten gerisinde kaldığım dersler vardı. Ben hiçbir zaman dershaneden önde gitmiyordum gerçi istesem de gidemezdim o ayrı 🙂 genelde dershaneyle beraber gitmeye gerisinde kalmamaya gayret ediyordum.  

Şuan ki koşullarda dershaneye gitmek şart değil ama dershaneye gitmeyi tercih etmezseniz size çok fazla iş düşüyor. Dershanenin şöyle  bir güzelliği oluyor sizin keyfinize göre ilerlemiyor. Onların bir planı var ve siz buna uymak zorundasınız. Bu kadar basit. Siz, hasta mısınız, canınız mı sıkkın bu programı engellemiyor o gün o ders işleniyor. İşte bu sizi farkında olmasanız da disipline eden kısım. Evde çalışanlar olarak bütün kontrol sizde ve bu kontrolü iyi sağlamazsanız malesef bir şeyler eksik kalır ve bu çalışma motivasyoununuzu etkileyeceğinden istediğiniz sonucu elde edemeyebilirsiniz.

Evde çalışanlar için bir plan program hazırlamıştım bununla ilgili yazı da yazdım, videoda çektim. Bu planları evde dershane disiplini oluşturmanız için hala edinmediyseniz edinmenizi ve videoyu izlemenizi tavsiye ederim.

Neyse dediğim gibi size ne olursa olsun dershane durmadan ilerliyor ve sizde ona ayak uydurmaya çalışıyorsunuz. Yarıyıl tatili olunca en çok sevindiğim kısım çalışacak yeni konu eklenmeyecek olmasıydı. Eksiklerimi tamamlayabilmem için vaktim olacaktı.

Normalde zaten dershanenin olmadığı günler nerdeyse dönem başından beri düzenli bir şekilde günde  5-6 saat çalışıyordum. Yarıyıl tatilinde bunu 8-9 saate çıkardım. Ama önce yaklaşık bir- iki saat boyunca yarıyıl tatilinde neleri çalışmam gerekiyor onları planladım, kafamda bazı noktaları netleştirmeye çalıştım. Zaten düzenli çalıştığım için kafamda bir şeyler belliydi ama onu bir de görsele dökmek istiyordum. Ben hazırlanırken böyle bir çizelgem yoktu ama buna benzer  bir şeyler karalamıştım. Bunu sizin de kafanızda bir şeyleri netleştirmenize yardımcı olması için hazırladım. Buna en az bir-iki saatinizi vermenizi tavsiye ederim.

Çizelgede yazmış olduğum “Tekrarını yapmam gereken konular” ile başlayalım. Tekrarlar hiçbir zaman bitmez, iyi çalışan biriyseniz bunu anlamışsınızdır. Tekrarlarımı nasıl yaptığım ile alakalı videomu izlediyseniz onunla ilgili bir çizelgeniz takip ettiğiniz bir yolunuz vardır ama yarıyıl tatilinde o zamana kadar belki bir kez tekrar edebildiğiniz ve daha çok tekrar etmeniz gerektiğini düşündüğünüz konuları yazabilirsiniz, diyelim konu iyi çalışılmış belirlemiş olduğunuz soru bankalarından soruları çözülmüş bir iki defa tekrar edilmiş ama üzerinden çok zaman geçtiğini düşündüğünüz bir kaç tekrar daha yapmanız gerektiğini düşündüğünüz konuları yazabilirsiniz ya da mesela eğitim bilimlerinde artık bazı konuları çok iyi bildiğinizi onları çok iyi tekrar ettiğinizi ve sınavda onlarla ilgili sıkıntınızın olmadığının farkındasınız ama bazı konularda da birkaç defa daha tekrar yapmanız gerektiğini düşünüyorsunuz diyelim, işte o konuları alıp buraya yazabilirsiniz.

Şimdi gelelim “Programımın gerisinde kaldığım yetiştirmem gereken konular” kısmına. Burası şöyle ki “evet konuyu dinledim, hemen ardından tekrarını da yapmıştım ama konuyla alakalı hiç soru çözemedim” dediğiniz kısım. Diyelim her dersten belirlemiş olduğunuz çözmeniz gereken iki soru bankanız var ve siz her konu bittiğinde o kaynaklardan soru çözüyorsunuz ama bazen sorularını çözemediğiniz geride kalabilen dersler olabiliyor onları toparlamak için bu kısım. Yani bu tekrar değil de konuyu anlamıştım ama hiç soru çözememiştim dediğiniz dersler için.

Son olarak “İçime sinmeyen tekrar çalışmam gereken konular” kısmına gelecek olursak dershanede konu anlatılmıştı ve çok iyi anlamamıştınız ya da evde çalışan biri olarak dinlediğiniz bir hoca var ondan dinlediğiniz anlamadığınız doğal olarak testlerde denemelerde çok yanlışlarınızın çıktığı konuları kısma yazabilirsiniz. Bu kısma o konuları bir güzel yazıp başka kaynaklardan çalışabilirsiniz.

Bunları güne yaymak artık size kalmış ama bu konuda da size her gün yardımcı olabilecek benim hazırlamış olduğum ve videosu da olan günlük çalışma planını tavsiye ederim. Ben bu kafamı netleştiren plana bakıp her gün kalktığımda o gün çalışacağım dersleri sabahtan planlıyordum. Tabi ki ben hazırlanırken böyle çizelgelerim yoktu bunları sizler için hazırladığımı biliyorsunuz.

Son olarak toparlamam gerekirse yarıyıl tatili benim için dönüm noktasıydı diyebilirim. Çünkü çok iyi değerlendirmiştim ve bu sayede yeni döneme motive bir şekilde başlamıştım. Umarım siz de yarıyıl tatilinizi en iyi şekilde değerlendirirsiniz. Hepinize kolay gelsin. Sizi seviyorum…

Birkaç tavsiye!!!

Biliyorum bazılarınız çalışıyor bazılarınızın bebekleri var, yani zamanı kısıtlı olan çok fazla kişi var böyle çok fazla mesaj alıyorum. Arkadaşlar tabi ki şartlarınız evde her şeyi ailesi tarafından hazırlanan birine ve sadece sınava odaklanmış, herhangi bir işte çalışmayan birine göre daha kısıtlı ama bu aynı sınava gireceğiniz gerçeğini değiştirmiyor. Size tavsiyem sizin şartlarınızda olup atanan birileri olduğunu unutmamanız. Yani imkansız bir şey için uğraşmıyorsunuz. İnanın birileri bir yerlere gelip başarılı olabiliyorlarsa şartların uygun olmasını beklemeyip kendi için uygun şartlar yaratanlardır. Sizde kendi bulunduğunuz şartlarda en iyisini yapmaya çalışın. Günlük çalışabileceğiniz üç saat mi var en verimli şekilde geçirmeye çalışın. Daha fazlası için tabi ki çabalayın ama olmuyorsa da bunun sizin elinizdeki üç saati de almasına izin vermeyin.

Ben evliydim ama ailelerimiz uzakta olduğu için evim tam bir kütüphane ortamıydı. Ama eviniz çalışma konusunda müsait değilse bence mutlaka kütüphaneye çalışmaya gidin. Evde çalışamayan biriyseniz bu yarıyıl tatili bence heba etmeyin kalkın gidin kütüphanede çalışın.

KPSS’YE EVDE HAZIRLANIYORUM

          Kpss’ye evde hazırlanıyorsanız ve konuları hafta hafta, ay ay planlama konusunda sıkıntı yaşıyorsanız şu an doğru yerdesiniz. 

          Şimdi artık çoğu insan sınavlara evde çalışarak hazırlanıyor. Benim sınava hazırlandığım sene (2015) uzaktan eğitim videoları popüler olmaya başlamıştı. Şimdilerde olduğu gibi internet üzerinden ders çalışabileceğimiz videolar yoktu. Şimdi çok güzel videolar olduğunu ve çoğu insanın bunları izleyerek hazırlandığını biliyorum. Bana göndermiş olduğunuz mesajlardan anladığım kadarıyla evde çalışan biri olarak planlama konusunda sıkıntı yaşıyorsunuz. 

           Dershaneye gitmiş olsaydınız hangi dersin ne zaman başlayacağı ne zaman biteceği belli olacaktı. Sizin bu konuda oturup düşünmenize gerek kalmayacaktı. Neyin ne zaman işleneceği belli olacaktı. Ama evde çalışan biriyseniz bütün kontrol sizde ve bunu gerçekten iyi ayarlamanız lazım. Sizin de aynı dershane gibi her hafta her ay ne işleyeceğiniz belli olmalı yoksa “acaba yetiştirebilecek miyim?” kaygısı oluşmaya başlıyor. Ya da tam tersi yetiştirebileceğinizi düşünüp rahat ilerliyorsunuz sonra bir bakıyorsunuz sınava az kalmış ve önünüzde daha çalışmanız gereken bir sürü konu var.  Bunları ortadan kaldırmak için ben size yardımcı olması açısından bazı ders çalışma planları hazırladım. Buraya ayrıca planlayıcıların boş halini de bıraktım. İsterseniz onları indirip kendi planınızı kendiniz de oluşturabilirsiniz. Umarım bu hazırlamış olduğum pdf dosyaları sizin daha düzenli bir şekilde ilerlemenizi sağlar. Hepinize kolay gelsin…

Sadece Genel Kültür Genel Yetenek Kısmından Sorumlu Olanlar 

       Eğer sınavda sadece genel kültür genel yetenek kısmından sorumlu iseniz bu hazırlamış olduğum ders planı tam size göre.  Düzenli bir şekilde çalışırsanız yaklaşık dört ay içerisinde bütün konuları bitirebilirsiniz. 

           Çalıştığınız süre boyunca tekrarlarınızı aksatmamanız çok önemli. Tekrarlarınıza gereken önemi vermezseniz üzülerek söylemeliyim ki emekleriniz boşa gidecektir. Tekrar yapma konusunda sıkıntı yaşıyorsanız size yardımcı olabileceğini düşündüğüm videomu izleyebilirsiniz.

           Sadece gk-gy den sınava hazırlanan biri olarak ne kadar fazla soru çözmeniz gerektiğini söylememe gerek yok diye düşünüyorum. Sadece gk-gy kısmından hazırlananlar için kilit noktanın bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü çoğu insan konuları bitirmekte sıkıntı yaşamıyor. Kim çok fazla soru çözerse o bir adım önde diye düşünüyorum. Sadece gk-gy den sınava hazırlananlar kendi tavsiyelerini de aşağıda yorum olarak bizimle paylaşırlarsa çok mutlu olurum. 

Genel Kültür Genel Yetenek ve Eğitim Bilimleri Kısımlarından Sorumlu Olanlar

          Sınavda sadece genel kültür genel yetenek ve eğitim bilimleri kısımlarından sorumluysanız bu hazırlamış olduğum iki çalışma planı sizi düzene sokacak ve neyi ne zaman bitireceğinizi bilmeniz kaygılanmadan ilerlemenizi sağlayacak.

        Genel kültür genel yetenek için yaklaşık dört ayınız, eğitim bilimleri için yaklaşık beş ayınız olacak. İki planı  aynı anda götürmeye özen göstermenizi tavsiye ederim.

         

          Eğitim bilimlerini çalışma konusunda birkaç tavsiye verecek olursam öncelikle dersi gerçekten iyi anlatan bir hocadan dinlemeniz çok önemli, çünkü eğitim bilimleri genel olarak çok zor değil ama bazı noktaların ayrımını iyi yapamadığımızda soruları çözmekte sıkıntı yaşıyoruz. Hep söylüyorum, ben dersleri hep en önden dinliyordum ve hocaların anlattığı bir kelimeyi bile kaçırmıyordum. Ders esnasında notlarımı çok özenle alıyordum. Sonrasında evde birine anlatır gibi tekrar edip soru çözüyordum. Eve gelip notlarımı tekrar yazmak bana göre hep zaman kaybı geldi, bu yüzden hiç denemedim bile. Size tavsiyem evde çalışan biri olarak videolarınızı pür dikkat dinlemeniz. Yani yarım saatlik videoyu bir saate uzatmamanız. İzlerken not almanız ve sonrasında düzenli aralıklarla tekrarlarınızı aksatmamanız.

Hem GK-GY Hem EB Hem de Alan Sınavlarından Sorumlu Olanlar

           Sizin için ayrı bir genel kültür genel yetenek ve eğitim bilimleri programı hazırladım. Çünkü sizin bu üç bölümü bir arada götürebilmeniz için daha uzun bir süreye ihtiyacınız var.

           Aynı anda bu üç bölümü bir arada götürebilmek kolay değil biliyorum, ama olması gereken bu üç bölümü olabildiğince bir arada götürmek. Bu planları hazırlarken amacım size ev ortamında dershane disiplini yaratmak oldu. Yani dershanede nasıl her hafta her ders işleniyorsa sizin de evde o şekilde çalışmanızı sağlayabilecek planlar hazırlamaya özen gösterdim.

Aşağıda görmüş olduğunuz çalışma planı fen bilimleri alanı için hazırlamış olduğum ders planıdır. Ben fen bilimleri alanından sınava girdim. Bu alanda kendimi yeterli gördüğüm için size örnek olması açısından bu planı hazırladım. Ayrıca farklı alanlar için de hazırlamış olduğum taslağı indirip siz de kendi alan çalışma planınızı oluşturabilirsiniz.

         Kendi alanınız için çalışma planı hazırlamak istiyorsanız işte boş bir çalışma planı karşınızda. Alanınızda sorumlu olduğunuz konuları belirleyip bunları hafta hafta dengeli bir şekilde dağıtırsanız en azından biraz daha net bir şekilde önünüzü görmüş olursunuz.

          Son olarak bu hazırlamış olduğum ders planlarında sarkmalar olabilir, her hafta düzenli bir şekilde planlarınızı yerleştiremeyebilirsiniz. Bazı haftalar bazı konular sonraki haftaya sarkabilir ya da planladığınızdan daha erken bitirebilirsiniz. Önemli olan nokta bu planlara genel olarak uymanız ve sizi nelerin beklediğini bilmeniz. Umarım bu hazırlamış olduğum planlar işinize yarar. Sizi seviyorum… 

AKILLICA ÇALIŞ

  AKILLICA ÇALIŞ

Etkili çalışma doğru tutumla başlar, olumlu bir bakış açısı ders çalışmayı bir ceza gibi hissetmekten çok bir şeyler öğrenme fırsatı olarak görmenizi sağlar. Etkili bir şekilde öğrenmeyi öğrenirken tek doğrulu bir yaklaşım yoktur. Herkesin farklı yetenekleri vardır. Bu yüzden sizin için neyin işe yarayıp yaramadığını belirlemek önemlidir.

Etkili şekilde nasıl çalışacağınızı bilmek yaşam için size fayda sağlayacak bir beceridir. Etkili çalışma becerileri geliştirmek çok zaman ve sabır gerektirir. Aşağıda sıralayacağım ipuçları sizin için en uygun çalışma türünü bulmanıza yardımcı olabilir.             

Öncelikle en iyi nasıl öğrendiğinizi düşünün. Öğrenme stillerinden görsel öğrenme mi, işitsel öğrenme mi, okuma/yazma mı yoksa kinestetik öğrenme mi ? Hangisi sizin öğrenme yönteminiz yoksa öğrenme yönteminiz farklı durumlara bağlı olarak değişiyor mu?                     

En iyi nasıl öğrendiğinizi öğrendikten sonra daha etkili bir şekilde çalışmaya başlayabilirsiniz.

ÇALIŞMAK İÇİN EN ETKİLİ YOL NEDİR?

Sizin için en uygun çalışma yöntemlerini bulma bir süreçtir. Siz çalıştıkça hangi yöntemlerin size uygun olup olmadığını anlarsınız. 

Eğer kendiniz için en uygun çalışma yöntemini bulursanız, bu sadece kolay öğrenmenize yardımcı olmaz aynı zamanda zaman kaybetmenizi engeller.


NASIL DAHA ETKİLİ ÇALIŞABİLİRSİN?

✅ ÇALIŞMA PLANI HAZIRLA❗ 💚

Çalışma planı oluşturmak sadece daha organize olmanıza yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda kendi öğrenme durumunuzu takip etmenizi sağlar. Çalışma planı başınızda sürekli bir eğitmenin olmasına gerek kalmadan kendi kendinizi disipline etmenizi ve kararlılık göstermenizi sağlar.

Çalışma planı, yıl boyunca organize bir şekilde ilerlemenize yardımcı olacak etkili bir yoldur. Herkesin çalışma planı farklı olacaktır; herkes için doğru bir çalışma planı yoktur.

Kişiselleştirilmiş çalışma planınızı oluştururken bazı öz değerlendirmeler yapmanız gerekeceğini unutmayın. ( Çalışma planı hazırlamak istiyorsanız, benim hazırlamış olduğum günlük ders çalışma planının çıktısını ücretsiz indirip kullanabilirsiniz. Hazırlamış olduğum günlük planı nasıl kullanacağın konusunda yardıma ihtiyacın varsa bu konuda hazırlamış olduğum videoyu izleyebilirsin. https://youtu.be/eKmlIMkJphA )

             

       ✅ MOLA VER  ❗ 💚

            Yaklaşık her 30- 40 dakikada bir tekrar yenilenmek için 10-15 dakikalık aralar ver. Kısa çalışma seansları daha etkilidir ve çalışma sürenizden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlar. Sana tavsiyem yanında bir zamanlayıcı bulundur. 
          Ne zaman mola vereceğini ve ne zaman tekrar çalışmaya başlayacağını hatırlatması açısından iyi olur.
          Molalarında telefon ve televizyonu kullanmamaya özen göster. Bunlar beynin dinlenmesini engeller. Molalarını ders sonunda ödül gibi kullanabilir ve aşağıda sıraladıklarımı yapabilirsin:

  • Kısa bir yürüyüş yapabilirsin.
  • Sağlıklı bir atıştırmalık yiyebilirsin.
  • Sevdiğin müziği dinleyebilirsin.
  • Esneme hareketleri yapabilirsin.
  • Egzersiz yapabilirsin.
  • Müzik enstrümanı çalabilirsin.
  • Duş alabilirsin…     
Bu tarz molalar sonrasında daha iyi çalışabildiğini ve daha hızlı öğrenebildiğini göreceksin. 

       ✅ TEKRAR YAP  ❗  💚

        
             Tekrar yapman öğrenmiş olduğun bilgilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe taşınmasına yardımcı olur. 

Günlük Tekrar ÇizelgesiGenel Tekrar Çizelgesi
          Yukarıda hazırlamış olduğum günlük tekrar ve genel tekrar çizelgesi tekrar yapmayı alışkanlık haline getirmeniz için size yardımcı olacaktır.    

      ✅  EGZERSİZ YAP❗ 

           Egzersiz bedeniniz için iyidir. Ayrıca beyniniz için de yararlıdır. Yapılan birçok araştırmaya göre egzersiz yapmak; 

  • hafızanın güçlenmesine,
  • beyin fonksiyonunun artmasına,
  • depresyon oluşumunun engellenmesine,
  • iyi bir uyku uyumaya,
  • stresin azalmasına, 
  • modunuzun artmasına,                                                                

 yardımcı oluyor.

                
            Egzersiz aslında mucizedir. Daha iyi çalışabilmek için haftada en az üç gün ve her seferinde 30-45 dakikalık egzersiz yapın. Daha sağlıklı ve daha enerjik hissedeceksiniz ve bilgileri daha iyi hatırlayacaksınız.
 

✅  İYİ UYU ❗ 

          İyi bir uyku daha iyi odaklanmanızı, daha hızlı öğrenmenizi, hafızanızın daha kuvvetli olmasını ve stres seviyenizin azalmasını sağlar.

 

        En az sekiz saat uyuyun. Bu sayede daha verimli ders saatleri geçirirsiniz.

        Ayrıca yapılan araştırmalar yatmadan hemen önce çalışmış olduğunuz konuların daha kalıcı olduğunu gösteriyor. Hatırlamakta zorlandığınız zor konuları uyumadan önce çalışmanız tavsiye ediliyor. Araştırmalar gece boyu çalışmamanızı öneriyor. Gece boyu çalışanların düşük not aldığını ve daha çok hata yaptığı görülüyor.

 

✅  GÜN BOYUNCA SADECE BİR DERSİ ÇALIŞMA❗ 💚

         
Sınava hazırlanmak uzun bir süreçtir. Bu sürecin her gününü verimli geçirmek ve gün içerisinde sıkılmak istemiyorsanız her gün birden fazla ders üzerinde (aynı okullarda ve dershanelerde olduğu gibi) çalışmalısınız. Her gün birden fazla ders üzerinde çalışmak, bir veya iki derse derinlemesine dalmaktan daha etkilidir. Örneğin; KPSS’ ye hazırlanan biriyseniz her bir dersi her gün biraz biraz çalışın. Bu yaklaşım, birgün veya bir ay boyunca aynı dersi çalışmanızdan daha etkili ve kalıcıdır.

  AYNI ANDA ÇOK ŞEY YAPMAYA ÇALIŞMA ❗ 

          Müzik dinleyerek, TV izleyerek, mesajlaşarak veya sosyal medyalarda gezinerek ders çalışmayın, sadece ders çalışın! 
 

       Konsantrasyonunu artırmak istiyorsan;

  • telefonundaki bildirimleri kapatabilir,
  • telefonunu uçak moduna alıp uzak bir yere koyabilir,  
  • etrafında dikkatini dağıtacak dağınıklıkları toparlayabilirsin.
     

     

✅  SU İÇ ❗ 💚 

           Muhtemelen yeterince su içtiğinizi düşünüyorsunuz, ancak çalışmalar insanların% 75’inin kronik bir dehidrasyon durumunda olduğunu gösteriyor. Dehidrasyon beyniniz için kötüdür.

Doğu Londra Üniversitesi araştırmacıları, beyninizin genel zihinsel işlem gücünün, susuz kaldığınızda azaldığını buldu (Edmonds, C. 2013).Daha ileri araştırmalar dehidrasyonun beyninizdeki gri cevherin (boz) bile küçülmesine neden olduğunu göstermiştir.

Günde en az sekiz bardak su için. Gittiğiniz her yere bir su şişesi götürün ve susamaya başlamadan önce su için.Ve eğer sınav yapıyorsanız, bir su şişesi yanınıza alın. Her 40 dakikada bir su için. Bu, hidrate kalmanıza yardımcı olacak ve sınav performansınızı artıracaktır. Ayrıca, bu da zihninizi yenilemek için kısa bir mola olacaktır.

 

(💚: kesinlikle yapmalısınız dediklerim)

 


Özellikle araştırmamı, yardımcı olmamı istediğiniz konular var ise yorum olarak belirtirseniz sevinirim. İyi okumalar…